Sorunuz mu var? Bizi Arayın (332) 324 11 20

Meram Belediyesi

HİSTOLOJİ

Gözlükçü bir babanın oğlu olan Zacharias (Zakaris) Janssen, merceklerle oynarken masanın üzerinden hızla geçen küçük bir örümceği merceğin altında kocaman bir canavar gibi görür ve irkilir. Bu tuhaf olay karşısında heyecanlanan Zacharias, merceklerle oyun oynarken gerçekte ne denli büyük bir keşif yaptığının farkında değildir.

slider image slider image slider image slider image

Bir rastlantı sonucunda, bilimin en önemli icatlarından biri olan mikroskobu keşfetmiştir.

Bu çok önemli bir keşiftir çünkü olayın geçtiği 1590 yılına kadar insanlar doğayı anlamak için çıplak gözle gördükleriyle yetinmek zorunda kalmışlardır. Dünyanın ilk mikroskobu, birkaç merceğin üst üste konmasıyla oluşan basit bir düzeneğe sahiptir.

Günümüzde kullanılan ışık mikroskobunun ana hatları ise 17.yüzyılda Hollandalı Antonie Van Leeuwenhoek ve İngiliz bilim adamı Robert Hooke tarafından geliştirilmiştir. Robert Hooke şişe mantarından kesit alıp mikroskopta incelediğinde boş odacıklar şeklinde yapılar gördü. Hooke bu odacıklara hücre (cellula) adını verdi. Aslında onun gördüğü şeyler ölü hücre çeperleriydi. Yani ilk cansız hücreyi Robert Hooke incelemiştir. İlk canlı hücreyi ise kendi yaptığı mikroskopla Leeuwenhoek incelemiştir. Geliştirilen ve mikroskop adı verilen bu alet sayesinde zararlı olan mikroskobik canlıların yani sadece mikroskop ile incelenebilen canlıların incelenerek birçok hastalığın tanısının konulması ve tedavilerinin yapılması sağlanmıştır.

Günümüzde kullanılan mikroskobun en gelişmiş çeşidi elektron mikroskobudur.

İlk türü ise 1932 senesinde Berlin’ de M. Knoli ve E.Ruska tarafından icat edilmiştir. Elektron mikroskobuyla, bir cismi yaklaşık bir milyon defa büyütüp, bunu bir ekranda göstermek ve buradan fotoğrafını almak mümkündür. En önemli kullanış yerleri tıp ve bilimsel araştırmalardır; metallerdeki atom dizilerindeki çarpılmalar, virüs ve bakterilerin yapıları ve her türlü yüzeylerin incelenmesi olarak sayılabilir.

Histoloji alanında ise sözü edilen mikroskoplarla hücrelerin ve dokuların mikroskopik yapısının (mikroanatomi) incelenmesini sağlayan bilim dalıdır. Histoloji, hayvan ve bitki dokularının yapılarını aydınlatarak, bunların görevleri hakkında bilgi verir. Vücuttaki dokulardan meydana gelen organları ve çeşitli dokuların birbiri ile ilişikleri de histoloji konusunun içine girmektedir.

MİKROBİYOLOJİ

Vücudumuz çok ilginç ve bir o kadar da kusursuz bir sisteme sahiptir. Her gün emrimizdeki trilyonlarca hücre, kitap okurken, yazı yazarken, nefes alırken, yemek yerken vs. sürekli hiç durmadan günlük işlerimizi yerine getirmemiz için çalışırlar. Ancak bizim gözle göremediğimiz mikroskobik canlılar, yani mikroplar, vücudumuzdaki bu sistemi bozabilmek için uğraşırlar. Vücudumuza girebilen mikroplar hızla çoğalırlar ve biz ancak hastalık belirtileri ortaya çıktığında vücudumuzun istilaya uğradığını anlarız. Mikropların hepsi hastalık yapmaz bunların arasında faydalı olanları da vardır. Örneğin peynir, yoğurt, sirke yapımında kullanılırlar. Vücudumuzda da bazı vitaminleri üreten ve bazı besinlerin parçalanmasını sağlayan yine bakterilerdir. Gelin bu mikroplara daha yakından bakalım.

VİRÜSLER

Bakterilerden çok daha küçük canlılardır. Virüsler de tıpkı bakteriler gibi insanlarda hastalık yaparlar. Virüslerin canlılığını sürdürebilmesi için konuk olacağı başka bir canlıya ihtiyacı vardır. Virüsler genellikle bizlere, hava, su, tükürük ve kan yoluyla bulaşırlar. Virüsler belirli bir süre kapı kolları gibi bazı yüzeylerde yaşayabilirler ve bu nedenle toplu kullanıma açık mekanlarda virüslere karşı çok dikkatli olmalıyız.

BAKTERİLER

Gözle görülemeyen ancak mikroskop altında görülebilen canlılardır. Bakterilerin hepsi zararlı değildir. Ancak bizim için esas tehlike, hastalık yapan bakteriler yani patojen bakterilerdir. Bakteriler her yerdedir: hava, toprak, eller, saçlar, tırnaklar, giysiler, çalışma masaları, oyuncaklar, kapı kolları vb. pek çok yerde bulunabilirler. Bakterilerin yaşamak için ihtiyaç duydukları her şey vücudumuzda vardır. İşte bu nedenle bakteriler, insanları çok severler.

KÜF MANTARLARI

Küf mantarları havada bulunan sporların rutubetli ve besinli ortamlarda çoğalmasıyla meydana gelir. Bitki dünyasının en küçük canlıları olarak kabul edilirler. Küf mantarları, nemli ve sıcak ortamları severler, hemen hemen her şartta her yerde yaşayabilir ve çoğalabilirler.

PARAZİTLER

Bir canlıya bağımlı olarak yaşayabilen ve üzerinde yaşadığı canlıya zarar veren mikroplardandır. Parazitler genellikle üzerinde yaşadıkları canlının bağırsağına yerleşir ve orada yaşarlar. Parazitler tuvaletlerde tuvalet pisliği ile kirlenmiş sularda, çiğ etlerde, kirli sular ile sulanan sebzelerde bulunurlar.